KAYITDIŞI EKONOMİ BİR ŞEHİR EFSANESİ Mİ?

Bursa, 30.Ocak.2017

 

KAYITDIŞI EKONOMİ BİR ŞEHİR EFSANESİ Mİ?

 

                1960 lı yıllardanberi meslekte gerek muhasebeci yardımcısı, gerek muhasebe şefi, gerek muhasebe müdürü, ayrıca ithalat elemanı, ihracat elemanı, yeminli mali müşavir olarak çalıştım. Neler gördüm neler, neler yaşadım neler? Bunların her birisi birkaç yazı konusu olur. Tarihe not düşülecek yazılar olur hem de.

                En çok çalıştığım firmalar tekstil firmaları idi. Ama Merinos, İpekiş gibi ciddi firmalardı. Bu esnada başka bir takım firmalarla da temas imkanlarım oluyordu. Tekstili hele 1990 lı yıllarda o kadar iyi biliyordum ki, mesela yünlü sanayide hangi yıl hammadde fiyatlarının ne kadar artacağını bile tahmin edebiliyor ve ona göre hareket edilmesini sağlayabiliyordum. En az %100 stokla çalışan bir yünlü sanayi firmasını %8 stokla çalıştırabiliyor, borsalarda yapılan anlaşma ile hammadde fiyatları %400 artarken, anlaştığımız fiyattan ve 5 kuruş vermeden hammadde alabiliyorduk.

                Bir tekstil fabrikasına girdiğimde, elim cebimde dolaşırken kapasitesini tesbit edebiliyor, hangi makinelerin bulunduğunu, hangilerinin eksik olduğunu bilebiliyordum. Bu sayede yeniden değerleme çalışmaları benim için çok kolay oluyordu.

                Bir gün, masal gibi oldu ama bir tekstil fabrikasında dolaşıyordum. Haa, bu arada ben bu şirketlerde muhasebe müdürlüğü yaparken fizibilite raporu da hazırlıyordum. Bunu Bursa’da bir çok kimse biliyor, dertlerini halletmek için bana geliyorlardı. Dediğim gibi derdi olan bir tekstil fabrikasında gezerken, kapasitesini tesbit ediverdim. Firma sahibi bilançosunu ve gelir tablosunu verdi. Diyelim ki cirosu 2 milyon lira görünüyor. Oysa, benim tesbitime göre fabrika 10 milyon liralık üretim yapıyor yani 10 milyon ciro yapması gerekiyor. Bunu kendilerine söylediğim zaman, haklısın dediler. Biz 10 milyon ciro yapıyoruz.

  •            Peki 8 milyon nerede?
  •            8 milyon Laleli piyasasına satıyoruz yani dolaylı olarak ihracat yapmış oluyoruz ve bedelini de döviz olarak alıyoruz. Ancak, bu işlem faturasız oluyor.
  •            Peki hammaddeyi ve imalatı nasıl tutturuyorsunuz?
  •            Hammaddeyi tamamen faturasız alıyoruz, ürettiğimiz 8 milyonu da faturasız satıyoruz.
  •            Allah, Allah demekten başka ne yapabilirdim.
  •            Sonra, eşimi de aldım, bir gün İstanbula geldik, Laleliyi sabaha kadar dolaştık ve nasıl büyük bir potansiyel olduğunu gördük.

                Daha sonraları bu Laleli piyasasına Merter, Şişli, Trabzon, sınır illeri gibi piyasalar girdi. Öyle ki buralardan yapılan faturasız satış ve ihracatlar ayda 5 milyar dolarlar bulabiliyordu. Bu dolarlar da firmaların kasalarında nakit olarak duruyordu. Nitekim, bazan gazetelere bir haber düşüyordu. Efendim, bilmem ne firmasının kasası soyulmuş, kasada 4 milyon dolar varmış gibi haberler.

                Konuyu araştıran araştırmacılar, prof.lar 1980 li yıllarda kayıt dışı ekonominin %70 olduğunu iddia ediyorlardı. Daha sonraları ihracatın artması ile kayıtdışı ekonominin %45 lere düştüğünü iddia etmeye başladılar.  Yani Kayıt içi ekonomi %55 Kayıt dışı ekonomi %45 . Yani diğer bir ifade ile Milli gelir 800 milyar dolar görünüyorsa, o zaman 800/55x100 = aslında milli gelir 1.454 milyar dolardır sonucu çıkıyordu.

                Muhasebeci ve tüccar kesimi bu ifadeyi kabul ediyordu.

                Oysa bir de ekonomist ve finans kesimi vardı.

                Geçen gün, yine bir toplantıda konu gündeme gelmiş ve finans kulüp üyesi sunucu, milli gelir hesaplarında her şeyin hesaba alındığını, kayıtlı veya kayıtsız bütün üretim ve satışların sonuçta ekonomiye girdiğini ve hesapların yanlış olmadığını iddia ediyordu.

                Yine bu konuda bloğu olan, televizyonlara çıkan, yayınları olan DR. Mahfi EĞİLMEZ DE eğilmiyor, aynı iddialarda bulunuyor.

                En son, Ekonomide Analiz, Örnek olaylar ve çözümler isimli kitabının (Safsatalar, şehir efsaneleri ve komplo teorileri ) bölümünün 63. Üncü sahifesinde SONUÇ: Özetle şunu söyleyebiliriz: Harcamalar üzerinden de GSYH hesabı yapan bir ekonomide milli gelir açısından kayıt dışılık hiçbir zaman söylendiği kadar yüksek olamaz. Yüksek olan vergi dışılıktır. Bu ikisini birbiriyle karıştırmamak gerekir. Bu durumda bu kadar büyük bir kayıtdışı ekonomi olduğu iddiası bir şehir efsanesinden ibarettir demektedir.

                BANA GÖRE İSE kesinlikle büyük oranda kayıt dışı ekonomi bulunmaktadır. Hem de gerek üretime giren hammaddeler ve gerekse üretimden çıkan mamul maddeler olarak büyük bir kayıtdışı ekonomi vardır. Bu kayıtdışılık yıldan yıla, özellikle Türkiyenin yurtdışına açılması ile azalmaktadır. Kayıtdışılığı polisiye tedbirlerle yok edemezsiniz. Ekonominin kendi şartları kayıt dışılığı da yok etmektedir. Yani siz yurt dışına ihracat yapıyorsanız, faturasız ve gümrük kaydı olmadan ihracat yapamazsınız. Böylece dikkat edin, özellikle ihracatın 150 milyar dolarlara çıktığında kayıt dışılık %70 lerden %45 lere düşmüştür.

                Sayın Mahfi Eğilmez’in safsata dediği konu maalesef doğrudur. Kendisine biraz çarşı Pazar gezmesini tavsiye ediyorum.

 

Cevdet Akçakoca

Yeminli Mali Müşavir

Bağımsız Denetçi