TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİNE GÖRE ANONİM ŞİRKETLERDE KANUNİ TEMSİLCİLER VE SORUMLULUKLARI

Bursa, 19.Eylül.2013                                                                                       

 

TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİNE GÖRE ANONİM ŞİRKETLERDE KANUNİ TEMSİLCİLER VE SORUMLULUKLARI:

 

Devletimiz, çeşitli mevzuatı da birbirine uyumlu hale getirme çalışmalarını devam ettirmektedir.

11.Eylül.2013 tarih ve 28762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 sayılı tahsilat genel tebliğinde değişiklik yapılmasına dair 5 no.lu  tebliğ ile Türk Ticaret kanunu ve tahsilat genel tebliğleri, vergi usul kanunu ve amme alacakları kanunu arasındaki uyum sağlanmaya çalışılmaktadır.

Bu yazımızda  Tahsilat genel tebliği ve değişikliklerine göre önce  kanuni temsilcilerin sorumluluğu ve daha sonra da  Anonim şirketlerdeki kanuni temsilcilerin  sorumluluklarını incelemek istiyoruz.

 

Tahsilat genel tebliğinin VIII. Bölümü  amme alacaklısı, amme borçlusu, amme alacağı ile Kanuni Temsilcilerin tarifi ve Sorumluluğu’nu açıklamaktadır. Buna göre:

 

I. Kanuni Temsilciler kimdir, nedir?

a. Kanuni Temsilci:

6183 sayılı Kanunun mükerrer 35 inci maddesine göre “kanuni temsilciler” ifadesi; tüzel kişilerin, küçüklerin ve kısıtlıların kanuni temsilcilerini, tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenleri, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye’deki mümessillerini kapsamaktadır.

b. Amme alacağı:

6183 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde, Kanunun 1 ve 2 nci maddeleri kapsamına giren alacaklar amme alacağı olarak tanımlanmış,

c. Amme borçlusu:

Amme borçlusu veya borçlu teriminin, amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan gerçek ve tüzel kişileri ve bunların kanuni temsilcilerini veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini ifade ettiği hükme bağlanmıştır.

d.6183 sayılı Kanunun amme borçlusu saydığı kanuni temsilcilerin kimler olduğu ve sorumluluklarının şekli Türk Medeni Kanunu, Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve ilgili diğer mevzuatta belirlenmiştir.

 

II. Anonim Şirketlerde temsil ve sorumluluk:

 

Yeni  6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 365 inci maddesinde

 “Anonim şirket, yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. Kanundaki istisnai hükümler saklıdır.”

 hükmü yer almaktadır.  Buna göre, gerek eski 6762 sayılı TTK ve  gerekse yeni 6102 sayılı TTK gereğince anonim şirketin kanuni temsilcisi idare meclisi, bir diğer ifade ile yönetim kuruludur.

Eski ticaret kanununun 319 uncu maddesi hükmü, anonim şirketin idare ve temsil selahiyetini düzenlemişti. r.

                Yeni  6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, yönetim hakkı ile temsil yetkisini birbirinden ayırarak

a. 367 nci maddesinde yönetimin devri konusu düzenlenmiş,

b. 370 inci maddesinde ise şirketin temsil yetkisi

(1) Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir.

(2) Yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. En az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması şarttır.”

şeklinde düzenlenmiştir. Söz konusu hüküm esas itibarıyla mülga 6762 sayılı Kanunun 319 uncu maddesinde yer alan temsil yetkisi ve bu yetkinin devrine ilişkin benzer hükümleri içermektedir.

 

*Görüldüğü üzere 6102 sayılı Kanunun 370 inci madde hükmü, aksi kararlaştırılmadıkça temsil yetkisini çift imza kullanılmak suretiyle yönetim kuruluna,

*yönetim kurulunun da temsil yetkisini; yönetim kurulu üyelerinden en az bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredilebileceğine ilişkindir.

*Yönetim kurulunun, temsil yetkisini müdür olarak üçüncü kişilere devredebilmesi için en az bir yönetim kurulu üyesinin de temsil yetkisinin bulunması şarttır.

 *Ayrıca, 6102 sayılı Kanunun 359 uncu maddesi gereğince anonim şirketin yönetim kurulunun; esas sözleşme ile atanmış veya genel kurul tarafından seçilmiş bir veya daha fazla kişiden oluşması gerektiği hükme bağlandığından, anonim şirketin yönetim kurulunun tek kişiden oluşması halinde, şirketin temsilinde her hal ve takdirde bu kişinin bulunması gerektiği tabiidir.

 

Buna göre, 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35 inci maddesi uygulamasında kanuni temsilci;

- Mülga 6762 sayılı Kanuna göre şirket esas sözleşmesi ile temsile yetkilendirilmiş veya kaynağını esas sözleşmeden alan yetki ile idare meclisi ya da genel kurulca temsil yetkisi verilmiş kişi veya kişiler,

- 6102 sayılı Kanuna göre şirket esas sözleşmesi ile atanmış veya genel kurul tarafından seçilmiş yönetim kurulu üyeleri veya yönetim kurulu üyelerinden en az birinin bulunması koşuluyla yönetim kurulu tarafından müdür olarak atanmış üçüncü kişiler,

olacaktır.

 

Burada özellikle tekrar ettiğimiz ,  dikkat edilmesi gereken önemli bir husus da her iki kanun uygulamasında da temsil yetkisi verilen kişi ya da kişilerden birinin mutlak surette yönetim kurulu üyelerinden birisi olmasıdır.

 

 

 

Yeminli Mali Müşavir

 Cevdet Akçakoca