TÜİK VE MERKEZ BANKASINA GÖRE TÜRKİYENİN DURUMU (2)

Bursa, 6.Haziran.2018

 

TÜİK VE MERKEZ BANKASINA GÖRE TÜRKİYENİN DURUMU (2)

 

 

15. 2016 yılında başlatılan tedbir ve teşviklerin etkisi 2017 yılı son çeyreği ile birlikte azalmış, ve bir dengelenme sürecine girmiştir. Bu dönemde artan fonlama maliyetlerinin kredi faizlerine yansımasıyla kredi-mevduat faiz farkları açılmış, finansal koşullar sıkılaşmaya başlamıştır.

16. Kredilerde dengelenmede, konut ve ticari kredi büyüme oranlarında ivme kaybı ve kur gelişmeleri neticesinde YP düşük seviyede olmuştur. Tüm bu gelişmeler neticesinde kredilerin GSYİH’ye oranı yatay bir seyir izlemiş ve orandaki yıllık fark daralma göstermiştir. Kredi büyümesindeki ılımlı yavaşlamanın devam edeceği öngörülmektedir. 

17.  2017 yılının son çeyreğinde iktisadi faaliyet güçlü seyrini korumuştur. Yurt içi talebin de desteğiyle 2017 yılı büyümesi güçlü bir performans sergilemiştir.

a.  Talepteki artışta vergi indirimlerinin sona ermesine rağmen canlı seyrini koruyan özel tüketim ve kamu tüketiminin etkili olduğu görülmektedir.

b. İktisadi faaliyeti canlandırma amacıyla uygulanan tedbir ve teşvikler, iç talepteki toparlanmanın sektörler geneline yayılmasını sağlayarak 2017 yılında ekonomik büyümenin hızlanmasında belirleyici rol oynamıştır.

c. Hem inşaat hem de makine teçhizat yatırımları yılın ikinci yarısında artış göstermeye başlamıştır.

d.  Reel kurdaki birikimli değer kayıpları, turizmdeki toparlanma ve küresel büyümenin güçlenmesiyle birlikte mal ve hizmet ihracatının büyümeye güçlü desteğini sürdürmesi ve cari dengeyi olumlu etkilemesi beklenmektedir.

e.  İktisadi faaliyetteki bu seyrin işgücü piyasasına olumlu yansıyacağı ve işsizlik oranlarının gerilemeye devam edeceği tahmin edilmektedir.

f. Ancak, 2018 yılı Nisan ayından bu yana küresel finansal koşullardaki sıkılaşma ve risk iştahındaki azalışa bağlı olarak GOÜ’lere yönelik net portföy hareketlerinde zayıflama yaşanırken, söz konusu ülkelerin risk primlerinde de sınırlı artış görülmüştür .  Diğer taraftan, son dönemde Libor’daki hareketin etkisiyle uluslararası piyasalardan temin edilen kredilerde görülen maliyet artışı, önümüzdeki dönemde yeniden fiyatlanacak yurt dışı borçlar üstünde maliyet baskısı oluşturabilecektir. 

g.Finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler ile bağlantılı olarak ABD doları GOÜ para birimleri karşısında değerlenmiştir.

h. Türkiyenin 2018 yılında da güçlü bir büyüme göstereceği düşünülmektedir.

II. Yurt İçi Gelişmeler
1.  Büyüme:  
2016 yılında yüzde 3,2 olan büyüme hızı 2017 yılında yüzde 7,4 olarak gerçekleşmiştir.

Alınan tedbir ve teşviklerin etkisiyle büyümenin temel sürükleyicisi nihai yurt içi talep olmuştur. Özel ve kamu tüketiminin büyümeye katkısı devam etmiş, özellikle altyapı ve inşaat yatırımlarının desteğiyle yatırımlarda olumlu seyir sürmüştür.

Altın ithalatına bağlı olarak artan stokları da içeren diğer kaleminin büyümedeki payı artmıştır. Yurt içi talepteki canlanma ve artan altın ithalatı nedeniyle, net ihracatın büyüme üzerindeki etkisi sınırlı olmuştur. Ancak altın ticareti hariç net ihracat büyümeye yüksek (1,3 puan) bir katkı yapmıştır. 

Sanayi üretimi gerçekleşmeleri sayesinde, 2018 yılı ilk çeyreğinde büyüme biraz azalarak devam etmiştir. Yıllık olarak bakıldığında ise sanayi üretiminde 2017 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 14,4 seviyesine ulaşılmıştır. Öncü göstergeler, sanayi üretiminin 2018 yılında da büyümeye katkısının devam edeceğini göstermektedir.

2. İşsizlik ve istihdam:

Büyümenin, işsizlik oranları ve istihdam üzerinde olumlu etkileri 2017 yılının ilk çeyreğinden itibaren belirginleşmiştir. 2017 yılı başında en yüksek seviyesine ulaşan işsizlik oranı yıl sonunda önemli ölçüde azalmış arındırılmış işsizlik oranı 2017 yıl sonu itibarıyla yüzde 9,9 oranında gerçekleşmiştir. 2018 yılı ilk çeyreğinde de düşüş eğilimi sürmektedir. İktisadi faaliyetin güç kazanması ve sektörel yayılımın genişlemesiyle birlikte yoğun olarak küçük ve orta ölçekli firmalara kullandırılan KGF kefaletli krediler ve istihdam teşvikleri istihdamı desteklemektedir. 

3. Cari açık:

2017 son çeyreğinde ithalat ve enerji fiyatlarındaki yükselişle cari açıkta artış yaşanmış, cari açığın GSYİH’ye oranı yüzde 5,6 olarak gerçekleşmiştir.  AB bölgesi ve küresel ekonomideki büyüme eğilimi ve döviz kurlarındaki dalgalanma hem mal ihracatını hem de turizmi desteklemektedir. 2018 yılı ilk çeyreğinde ortaya çıkan öncü göstergeler de, 2018 yılında  ihracatın olumlu performansını koruduğuna işaret etmektedir. 2018 yılında cari açıkta olumlu yönde düzeltmeler beklenmektedir.

III. Reel Sektör Gelişmeleri
a.     2017 yılında imalat sanayi üretim endeksi (SÜE) artmıştır. 2018 yılı ilk çeyrek verilerinde imalat SÜE artış hızı azalmışsa da geçtiğimiz yıl aynı döneme göre büyüme yüzde 10’un üzerindedir.

b.     2017 yılının ikinci çeyreğinden itibaren, kapasite kullanım oranları yükselmiş ve imalat sanayiinde yeni yatırım ihtiyacı artmıştır.

c.      Nitekim imalat sanayiinde gelecek on iki aylık döneme ilişkin yatırım eğilimi güçlenmiş ve yılın ikinci yarısında makine-teçhizat yatırımlarında belirgin bir toparlanma gözlenmiştir.

d.     İmalat sanayiinde yatırım eğilimi 2018 yılı ilk çeyreğinde de güçlü seyrini sürdürmüştür. Bu durum, önümüzdeki dönemde finansal koşulların ve iç ve dış talep gelişmelerinin desteklemesi durumunda yatırım hacminin olumlu seyredeceğine işaret etmektedir

Merkez Bankası Finansal İstikrar Raporu ve Tüik verileri bunları söylüyor. Bunlardan yararlanacak olanlar ise siz değerli okuyucularımız, yatırımcı ve sanayiciler ile ihracatçılardır.

 

Cevdet Akçakoca

Yeminli Mali Müşavir

Bağımsız Denetçi